Ramazan Kurt

Kurumunuzun başarılarını diliyorum. Telefonuma gelen mesajlardan aktivitelerinizi izliyor ve zaman zaman programlarınıza katılıyorum. İst. Hadımköy'den sevgi


SİMGENUR DÖNMEZ

Kültür Merkezlerinde bulunan kurs faaliyetleri sayesinde İngilizce de kendimi geliştirme fırsatı buldum. Okul dersimde başarılı olmamı sağladığınız için teşekkü

Sosyal Ağlar

Faydalı Linkler





AŞKIN GİZLİ TARİHİ; LEYLA İLE MECNUN

Küçükçekmece Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘Aşkın Gizli Tarihi’’ programının konuğu ünlü edebiyatçı Prof. Dr. İskender Pala oldu.

Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen söyleşi programına Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz ve ailesi, Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Besim Müftüoğlu ile çok sayıda dinleyici katıldı.

“ÖNEMLİ OLAN SEVGİLİYE YAPILAN FEDAKÂRLIKTIR”

Leyla ile Mecnun’un hikâyesini anlatan İskender Pala, “Kitaplar, bizim medeniyet birikimimizin temel taşlarından biridir. Nesiller yüzyıllar içerisinde bu kitaplarla büyümüştür ve kitaplar sayesinde pek çok geleneğimiz yaşamıştır. Leyla ile Mecnun’u yazan bir yazar adını ‘Mecnun-u Leyli’ koymuştur. Bu şöyle demek, Leyla’nın delisi, çılgını ve Leyla için aklını yitirmiş olandır. Bana göre en anlamlı isimlendirme budur. Çünkü aşk denilen şey tekildir ve bir kişiyi ilgilendirir. İkinci kişi orada bir figür olarak vardır. İlahi aşk, tasavvuf-i aşk bunları düşündüğünüzde aşk kendi yolculuğuna devam eder ve kendi yolculuğunun dışında bir yolculuk yapmaz. Maşuk orada aşkın zihninde oluşan şekliyle vardır. Yani bir seven vardır, bir de sevilen vardır. Seven sevileni kendi zihninde kurgular. Ona tavır ve hareket biçer. İlahi aşkta aynıdır kul karşısında herkes âşıktır ama herkesin aşkı aynı sevgiliyedir. Önemli olan o sevgiliye yapılan fedakârlıklardır’’ dedi.

“18 TANE LEYLA İLE MECNUN KİTABI VARDIR”

Leyla ile Mecnun kitabının yazılma sürecinden bahseden Pala, “Leyla ile Mecnun yaşanmış bir hikâyedir. Ve bu yaşanmış hikayenin bizim medeniyet dünyamıza yansıması tam 9’uncu yüzyıldan itibaren başlamıştır. Yani Leyla ile Mecnun, 9’uncu yüzyılda yaşamışlardır. Onlar birer kurgu kahramanları değildir. Yaşamışlardır ve onlar yaşadıktan sonra hikâyeleri dillere destan olmuştur ve o dillere destan olan hikâye yüzyıllarca anlatılmıştır Leyla ile Mecnun nihayet 13’üncü ve 17’nci yy da yazılmaya başlanmıştır. 600 sene anlatılıp dillerde dolaştıktan sonra İran’da Nizami isminde bir şair bu hikâyeyi yazıya geçirmiştir. Ayrıca, 18 tane Leyla Mecnun kitabı yazılmıştır.18 kitabın içerisinden hikâyeyi en güzel anlatan yine iki Türk şairidir. Birisi Nizami kitabı Farsça yazmıştır, diğeri ise Fuzulidir. Bu ikisi diğerlerinin hepsinden daha sonra şöhretli olmuş ve modern zamanlara gelindiğinde bu ikisin hikâyesi daha çok okunmuştur” dedi.

ÇOCUKLARA İSİM KOYARKEN DİKKAT!

Leyla ile Mecnun'un isimlerinin nasıl koyulduğundan da bahseden Pala, "Çocuklarınıza isim koyarken çocukların o ismi taşıyıp taşıyamayacağını ölçüp biçmemiz lazım. Aynı gece aynı obada bir kız çocuğu doğuyor. Bu kız çocuğu kara kaşlı, kara gözlü, kara saçlı ve hatta kara benli bir çocuktur. Karanlık bir gecede doğmuştur. Bu kadar karalıktan da adını Leyla koyarlar. Leyla zaten geceye ait anlamına gelir. Ve tabi çocuğun bahtı da kara olur. Ayrıca şunu da unutmayın, çocuklarınıza koyduğunuz isimler er ya da geç o kişiyi etkilemeye başlayacaktır" ifadelerini kullandı.

“KADINA VURMAK DEĞİL, VURULMAK YAKIŞIYOR”

Söyleşi sonunda ise İskender Pala’ya çiçek ve tablo hediye eden Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, kadına şiddete karşı verilen mücadeleden bahsederek, “Kadına şiddetle ilgili bizim sloganımız, ‘Erkeğe, kadına vurmak değil, vurulmak yakışıyor’ oldu. Bunu hayatta gösterebilmek ve sevdiğinin yanında her zaman durabilmek en güzel şeydir. Siz de burada bize aşkı sevgiyi çok güzel bir şekilde anlattınız. Bütün Küçükçekmeceliler adına sizlere teşekkür ediyoruz’’ dedi.

Okunma Sayısı : 193

FOTOĞRAF GALERİSİ